dissent
Çeviri
aynı fikirde olmamak, muhalif olmak, karşı çıkmak
Örnekler
Only two members dissented from the decision.
Karara sadece iki üye karşı çıktı.
She dissented, arguing for a different approach.
Farklı bir yaklaşım savunarak karşı çıktı.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeye)) karşı çıkmak Only two members dissented from the decision.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: aynı fikirde olmamak, itiraz etmek, protesto etmek; Zıt anlamlılar: aynı fikirde olmak, razı olmak
Etimoloji
Latince 'dis-' (ayrı) + 'sentire' (hissetmek, düşünmek) kelimelerinden gelir. Yani başkalarından 'farklı düşünmek'.
Hafıza İpuçları
'dis-sent' olarak düşünün, yani gruptan farklı bir 'his' veya duyguya sahip olmak, bu da anlaşmazlığa yol açar.