verb

dissipate

dağıtmak, yok etmek, israf etmek

The morning mist will soon dissipate.

Sabah sisi yakında dağılacak.

He dissipated his entire fortune in a few years.

Tüm servetini birkaç yıl içinde çarçur etti.

Her anger began to dissipate.

Öfkesi dağılmaya başladı.

((sth.)) israf etmek para veya enerji gibi bir şeyi boşa harcamak Tüm servetini birkaç yıl içinde çarçur etti.

((sth.)) dağılır tamamen yok olmadan önce yavaş yavaş azalmak veya zayıflamak Sabah sisi yakında dağılacak.

Eş anlamlılar: scatter, disperse, squander; Zıt anlamlılar: gather, accumulate

Latince 'dissipare' (dağıtmak) kelimesinden gelir. 'dis-' (ayrı) + 'supare' (atmak).

Bir şeyleri 'ayrı' (dis-) yerlere 'atmak' (-ipate) gibi düşünün. Para savurmak veya sisin dağılması gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.