verb

dissolve

çözmek, çözünmek, feshetmek, dağıtmak

Sugar dissolves in hot water.

Şeker sıcak suda çözünür.

The government decided to dissolve parliament.

Hükümet parlamentoyu feshetmeye karar verdi.

Her anger dissolved into laughter.

Öfkesi kahkahalara dönüştü.

((sth.)) ((in sth.)) bir sıvının parçası olmak Şeker suda çözünür.

((sth.)) bir organizasyonu resmen sona erdirmek Hükümet parlamentoyu feshedecek.

Eş anlamlılar: melt (erimek), break up (dağılmak), terminate (sona erdirmek); Zıt anlamlılar: form (oluşturmak), solidify (katılaşmak), establish (kurmak)

Latince 'dissolvere' (parçalamak) kelimesinden gelir, 'dis-' (ayrı) + 'solvere' (gevşetmek).

Bir katının bir sıvı içinde kaybolarak sorunlarını 'çözdüğünü' (solve) hayal edin. Bu hem fiziksel çözünme hem de bir organizasyonu sona erdirme için geçerlidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.