noun

dissonance

uyumsuzluk, ahenksizlik, anlaşmazlık

The composer used dissonance to create tension.

Besteci gerilim yaratmak için ahenksizlik kullandı.

There is a dissonance between his words and actions.

Sözleri ve eylemleri arasında bir uyumsuzluk var.

Cognitive dissonance can be very uncomfortable.

Bilişsel çelişki çok rahatsız edici olabilir.

((sth. ve sth. arasındaki uyumsuzluk)) (sth.) ve (sth.) arasındaki anlaşmazlık There is a dissonance between his words and actions.

Eş anlamlılar: discord (anlaşmazlık), disagreement (fikir ayrılığı); Zıt anlamlılar: harmony (uyum), consonance (ahenk)

Latince 'dissonare' (seste uyuşmamak) kelimesinden gelir, 'dis-' (ayrı, değil) + 'sonare' (ses çıkarmak).

'Dis-sound' (uyumsuz ses) olarak düşünün. Bu, bir araya uymayan fikirler veya eylemler için de geçerlidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.