adjective

distant

uzak, mesafeli

He lives in a distant country.

Uzak bir ülkede yaşıyor.

She is a distant relative.

O uzak bir akraba.

He was cold and distant.

Soğuk ve mesafeliydi.

((uzak)) bir ((isim)) zamanda veya mekanda uzak Uzak bir ülkede yaşıyor.

((mesafeli)) olmak soğuk veya iletişime kapalı olmak Soğuk ve mesafeliydi.

Synonyms: uzak, ırak, soğuk; Antonyms: yakın, samimi, sıcakkanlı

Latince `distans` kelimesinden, `distare` 'ayrı durmak' fiilinin sıfat-fiil halidir. 'distance' kelimesinin sıfat halidir.

Bu, 'distance' (mesafe) kelimesinin sıfat halidir. Eğer büyük bir mesafe varsa, bir şey uzaktır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.