adjective

distinct

belirgin, farklı, ayrı

There are two distinct types of this plant.

Bu bitkinin iki farklı türü vardır.

There was a distinct smell of gas.

Belirgin bir gaz kokusu vardı.

((bir şeyden/birinden farklı)) (bir şeyden/birinden) farklı Onun tarzı kardeşininkinden farklı.

((belirgin bir + isim)) belirgin, net Çok belirgin bir sesi var.

Eş anlamlılar: separate, clear, obvious; Zıt anlamlılar: indistinct, vague

Latince 'distinguere' (ayırt etmek) fiilinin geçmiş zaman ortacı olan 'distinctus' kelimesinden gelir.

Eğer şeyler 'distinct' (farklı) ise, aralarını 'distinguish' (ayırt edebilirsiniz).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.