noun

distortion

çarpıtma, bozulma, tahrifat

There was some distortion on the audio recording.

Ses kaydında biraz bozulma vardı.

The report was a gross distortion of the facts.

Rapor, gerçeklerin büyük ölçüde çarpıtılmasıydı.

((bir şeyin çarpıtılması)) (bir şeyin tahrif edilmesi) Makale, gerçeğin çarpıtılmasıydı.

((bir şeydeki bozulma)) (bir şeydeki bozulma) Seste biraz bozulma var.

Eş anlamlılar: tahrifat, bozulma; Zıt anlamlılar: doğruluk, netlik

'distort' fiilinden ve isim yapan '-ion' ekinden türemiştir. 'Çarpıtma eylemi' anlamına gelir.

Sonundaki '-ion' eki isim olduğunu gösterir. Elektro gitardaki 'distorsiyon' efektini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.