adjective

disturbed

rahatsız, tedirgin, akli dengesi bozuk

He seemed very disturbed by the news.

Haberlerden çok rahatsız olmuş gibiydi.

She works with emotionally disturbed children.

Duygusal olarak rahatsız çocuklarla çalışıyor.

disturbed ((by sth.)) endişeli veya üzgün Haberlerden çok rahatsız olmuş gibiydi.

disturbed zihinsel veya duygusal sorunları olan Duygusal olarak rahatsız çocuklarla çalışıyor.

Synonyms: endişeli, üzgün, kaygılı; Antonyms: sakin, soğukkanlı, huzurlu

'disturb' fiilinin sıfat olarak kullanılan geçmiş zaman ortacı.

Huzuru 'rahatsız edilmiş' birini hayal edin; şimdi 'rahatsız' bir durumdadır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.