verb

diverge

ayrılmak, farklılaşmak, sapmak

The path diverges into two smaller tracks here.

Patika burada iki küçük yola ayrılıyor.

Our opinions on this matter diverge significantly.

Bu konudaki görüşlerimiz önemli ölçüde farklılaşıyor.

The conversation diverged from the main topic.

Sohbet ana konudan saptı.

((from sth.)) (bir şeyden) ayrılmak The path diverges from the main road here.

((on/over sth.)) (bir konuda) farklılaşmak Our opinions diverge on this issue.

Eş anlamlılar: separate, differ, deviate; Zıt anlamlılar: converge, agree

Latince 'di-' (ayrı) ve 'vergere' (dönmek, eğilmek) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'ayrı yönlere dönmek'.

'di-' önekini 'iki' veya 'ayrı' olarak düşünün. İki yolun ayrıldığını veya ikiye bölündüğünü hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.