adjective

dodgy

tekinsiz, şüpheli, riskli, kalitesiz

He's a rather dodgy character.

O oldukça tekinsiz bir karakter.

The brakes on this car feel a bit dodgy.

Bu arabanın frenleri biraz sakat gibi.

I'm feeling a bit dodgy after that meal.

O yemekten sonra kendimi biraz keyifsiz hissediyorum.

((bir şey/biri)) tekinsiz olmak tekinsiz/şüpheli olmak That car looks a bit dodgy.

Eş anlamlılar: tekinsiz, şüpheli, riskli; Zıt anlamlılar: güvenilir, emin, dürüst

'Atlatmak, kaçınmak' anlamına gelen 'to dodge' fiilinden gelir. 'Dodgy' bir şey, kaçınmak isteyeceğiniz bir şeydir.

Güvensiz veya tekinsiz göründüğü için bir şeyden 'kaçtığınızı' (dodging) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.