noun

alarm

alarm, çalar saat, endişe, korku

The fire alarm went off.

Yangın alarmı çaldı.

I set my alarm for 7 am.

Alarmımı sabah 7'ye kurdum.

She looked at him in alarm.

Ona endişeyle baktı.

((bir çalar saat)) sizi uyandıran bir saat Alarmımı sabah 7'ye kurdum.

((bir yangın/hırsız alarmı)) tehlikeye karşı uyaran bir cihaz Yangın alarmı çaldı.

((endişeyle)) bir korku duygusuyla Ona endişeyle baktı.

Eş anlamlılar: (cihaz) siren, zil, sinyal; (duygu) korku, endişe, panik; Zıt anlamlılar: (duygu) sakinlik, güvenlik

Eski İtalyanca'da 'silah başına!' anlamına gelen ve silahlanma çağrısı olan 'all'arme' kelimesinden gelir.

'All arms!' (Herkes silaha!) diye bağıran bir asker hayal edin, bu 'alarm' gibi duyulur. Bu çağrı bir tehlike ve aciliyet hissi yaratır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.