adjective

dutiful

görevine bağlı, sadık, itaatkâr

She was a dutiful daughter to her parents.

Ailesine karşı görevine bağlı bir evlattı.

He made a dutiful visit to his aunt.

Teyzesine görev icabı bir ziyarette bulundu.

((dutiful)) ((to sb.)) birine karşı görevine bağlı olmak She was a dutiful daughter to her parents.

Eş anlamlılar: conscientious, obedient, respectful; Zıt anlamlılar: disobedient, neglectful

'duty' (görev) + '-ful' (dolu) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'görev dolu'.

Her zaman emirleri dikkatle yerine getiren, 'görev dolu' bir asker hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.