noun

ecstasy

vecd, coşku, ekstazi

She was in an ecstasy of happiness.

Mutluluktan vecde gelmişti.

He listened to the music in sheer ecstasy.

Müziği tam bir coşku içinde dinledi.

((bir şeyin)) vecdi içinde ((bir şeyden)) kaynaklanan aşırı mutluluk hali içinde She was in an ecstasy of happiness.

Eş anlamlılar: saadet, öfori, mest olma, neşe

Yunanca 'ekstasis' kelimesinden gelir, 'yerinden çıkma, trans' anlamına gelir, 'ek-' (dışarı) + 'stasis' (durma). Yani, 'kendi dışında durma'.

O kadar mutlu olduğunuzu hayal edin ki vücudunuzun 'dışında' süzülüyormuş gibi hissediyorsunuz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.