verb

encircle

çevrelemek, kuşatmak

The castle was encircled by a deep moat.

Kale derin bir hendekle çevrelenmişti.

The protesters encircled the government building.

Protestocular hükümet binasını kuşattı.

((bir şeyi)) çevrelemek The castle was encircled by a deep moat.

Eş anlamlılar: surround, enclose, encompass; Zıt anlamlılar: release, free

'en-' (içine) öneki ve 'circle' (daire) kelimesinden. Kelimenin tam anlamıyla 'bir daire içine almak'.

Bir şeyin etrafını tamamen bir 'daire' (circle) ile çizdiğinizi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.