verb

encounter

karşılaşmak, rastlamak, yüzleşmek

We encountered some problems with the new system.

Yeni sistemle ilgili bazı sorunlarla karşılaştık.

I encountered an old friend at the supermarket.

Süpermarkette eski bir arkadaşıma rastladım.

((biriyle/bir şeyle)) karşılaşmak We encountered unexpected difficulties.

Eş anlamlılar: meet, face, run into; Zıt anlamlılar: avoid, evade, dodge

'en-' (içinde) + Eski Fransızca 'contre' (karşı). Bir şeye karşı gelmek.

Bir 'karşı' (counter) saldırı düşünün - düşmanla 'karşılaşırsınız'. 'Encounter', genellikle beklenmedik bir şekilde biriyle veya bir şeyle karşılaşmak anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.