noun

allowance

harçlık, ödenek, izin verilen miktar, pay

He gets a weekly allowance from his parents.

Ailesinden haftalık harçlık alıyor.

The baggage allowance is 20 kilograms.

Bagaj hakkı 20 kilogramdır.

You should make an allowance for his youth.

Onun gençliğini göz önünde bulundurmalısın.

((a weekly/monthly allowance)) haftalık/aylık harçlık He gets a weekly allowance from his parents.

((a baggage/weight allowance)) bagaj/ağırlık hakkı The baggage allowance is 20 kilograms.

((make an allowance for sth.)) bir şeyi hesaba katmak You should make an allowance for his youth.

Synonyms: pocket money, stipend, grant, concession

'allow' (izin vermek) fiilinden isim yapan '-ance' ekiyle türetilmiştir. 'İzin verilen şey' anlamına gelir.

Ailenizin harcamanıza 'izin verdiği' (allow) para 'harçlıktır' (allowance). Aynı zamanda izin verilen bagaj miktarı gibi anlamları da vardır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.