verb

expect

beklemek, ummak, tahmin etmek

I expect you to be on time.

Zamanında gelmeni bekliyorum.

We expect rain later today.

Bugün ilerleyen saatlerde yağmur bekliyoruz.

She is expecting a baby in June.

Haziran ayında bir bebek bekliyor.

((sb.)) ((to-inf)) (birinin) (bir şeyi) yapmasını beklemek I expect you to be on time.

((sth.)) (bir şeyi) beklemek, ummak We expect rain later today.

((that ...)) ... olduğunu sanmak/tahmin etmek I expect that he will be late.

Eş anlamlılar: anticipate, await, suppose; Zıt anlamlılar: doubt, despair

Latince 'ex-' (dışarı) + 'spectare' (bakmak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'dışarı bakmak, beklemek'.

Beklediğiniz birisi için pencereden dışarı ('ex-') baktığınızı düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.