verb

expedite

hızlandırmak, çabuklaştırmak, ivedileştirmek

We must expedite the delivery of the goods.

Malların teslimatını hızlandırmalıyız.

He promised to expedite the visa application.

Vize başvurusunu hızlandıracağına söz verdi.

to expedite ((sth.)) (bir şeyi) hızlandırmak We must expedite the delivery of the goods.

Eş anlamlılar: speed up (hızlandırmak), accelerate (ivme kazandırmak); Zıt anlamlılar: delay (geciktirmek), hinder (engellemek)

Latince 'ayakları serbest bırakmak' anlamına gelen 'expedire' kelimesinden, 'ex-' (dışarı) + 'ped-' (ayak). Kelimenin tam anlamıyla, ayakları bir tuzaktan kurtarmak, dolayısıyla işleri hızlandırmak.

'Ekspres Teslimat' düşünün. Bir şeyi hızlandırmak (expedite), onu ekspres yapmaktır. 'ped' kökü 'pedal' kelimesinde de bulunur - yolculuğunuzu hızlandırmak için daha hızlı pedal çevirirsiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.