adjective

alone

yalnız, tek başına

She likes to be alone sometimes.

Bazen yalnız kalmayı sever.

He lives alone in a small flat.

Küçük bir dairede yalnız yaşıyor.

You alone can solve this problem.

Bu sorunu sadece sen çözebilirsin.

((yalnız olmak)) tek başına olma durumu She likes to be alone sometimes.

((fiil + alone)) bir eylemi tek başına yapmak He lives alone in a small flat.

((isim/zamir + alone)) 'sadece' veya 'yalnızca' anlamında You alone can solve this problem.

Eş anlamlılar: by oneself, on one's own, solo; Zıt anlamlılar: together, accompanied

Orta Çağ İngilizcesindeki 'al one' kelimesinden gelir, anlamı 'all one' yani 'tamamen tek başına' demektir.

'All one' (hepsi bir) olarak ayırın. Yalnız olduğunuzda, 'hepsi bir' kişisinizdir. 'Evde Tek Başına' (Home Alone) filmini hatırlayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.