verb

extend

uzatmak, genişletmek, sunmak, vermek

We need to extend the deadline.

Son teslim tarihini uzatmamız gerekiyor.

The garden extends to the river.

Bahçe nehre kadar uzanıyor.

I'd like to extend a warm welcome.

Sıcak bir karşılama sunmak isterim.

He extended his hand to her.

Elini ona uzattı.

((sth.)) (bir şeyi) uzatmak, genişletmek We need to extend the deadline.

((to/across/over sth.)) (bir yere) kadar uzanmak The garden extends to the river.

((sth.)) ((to sb.)) (birine) (bir şeyi) sunmak, iletmek I'd like to extend a warm welcome.

Synonyms: lengthen, prolong, expand (uzatmak, genişletmek); Antonyms: shorten, contract (kısaltmak)

Latince 'ex-' (dışarı) ve 'tendere' (germek) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'dışarı doğru germek'tir.

Bir mezurayı daha uzun hale getirmek için uzattığınızı (extend) hayal edin. Bu, zaman, mekan ve hatta teklifler için geçerlidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.