noun

famine

kıtlık, açlık

The country suffered a terrible famine.

Ülke korkunç bir kıtlık yaşadı.

There is a famine of new ideas in the company.

Şirkette yeni fikir kıtlığı var.

((a)) famine aşırı yiyecek kıtlığı anlamına gelir Şiddetli bir kıtlık bölgeyi etkiledi. A severe famine affected the region.

((a)) famine ((of sth.)) bir şeyin eksikliği anlamına gelir Yeni fikir kıtlığı var. There is a famine of new ideas.

Eş anlamlılar: starvation, scarcity, want; Zıt anlamlılar: feast, abundance, plenty

Eski Fransızca 'famine', Latince 'fames' (açlık) kelimesinden gelir.

Kelime, 'family in' gibi ses çıkarır, yiyecek eksikliği nedeniyle zor durumda olan bir aileyi düşünebilirsiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.