fate
Çeviri
kader, yazgı, akıbet
Örnekler
It was fate that they met.
Tanışmaları kaderdi.
He suffered a terrible fate.
Korkunç bir akıbete uğradı.
Dilbilgisi Kalıpları
((birinin/bir şeyin)) kaderi (birinin/bir şeyin) kaderi The fate of the project is unknown.
((birinin)) kaderini belirlemek (birine) ne olacağını belirlemek The judges will decide the contestant's fate.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: destiny, doom, kismet; Zıt anlamlılar: chance, free will
Etimoloji
Latince 'fari' (konuşmak) fiilinden gelen ve 'söylenmiş olan şey, kehanet' anlamına gelen 'fatum' kelimesinden türemiştir.
Hafıza İpuçları
Yunan mitolojisinde her ölümlünün kaderini kontrol eden üç Kader tanrıçasını (The Fates) düşünün.