verb

fight

dövüşmek, savaşmak, tartışmak, mücadele etmek

The two boys started to fight.

İki çocuk kavga etmeye başladı.

They often fight about money.

Sık sık para yüzünden kavga ederler.

She is fighting a serious illness.

Ciddi bir hastalıkla mücadele ediyor.

((sb.)) (biriyle) dövüşmek İki çocuk kavga etmeye başladı.

((with sb.)) ((about sth.)) (biriyle) (bir şey) hakkında tartışmak Sık sık para yüzünden kavga ederler.

((sth.)) (bir şeyle) mücadele etmek Ciddi bir hastalıkla mücadele ediyor.

Eş anlamlılar: battle, struggle, argue; Zıt anlamlılar: agree, surrender

Eski İngilizce'de 'savaşmak' anlamına gelen 'feohtan' kelimesinden türemiştir.

'Light' (ışık) ve 'night' (gece) kelimeleriyle kafiyelidir. Gecenin (night) ışığında (light) dövüş (fight) yapıldığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.