noun

film

film, tabaka

Let's watch a film tonight.

Bu akşam bir film izleyelim.

There was a thin film of dust on the table.

Masanın üzerinde ince bir toz tabakası vardı.

I need to buy some film for my old camera.

Eski kameram için biraz film almam gerekiyor.

a ((about sth.)) (bir şey) hakkında bir film It's a film about a famous artist.

a ((of sth.)) bir (şey) tabakası A film of oil covered the water.

Eş anlamlılar: movie, picture (sinema için); layer, coating (ince bir kaplama için)

Eski İngilizce'de zar veya deri anlamına gelen 'filmen' kelimesinden gelir ve başlangıçta ince bir tabakayı ifade ederdi.

Bir rulo 'film' oynatan eski bir sinema projektörünü gözünüzde canlandırın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.