adjective

flamboyant

gösterişli, havalı, cafcaflı

He has a very flamboyant style of dress.

Çok gösterişli bir giyim tarzı var.

The bird has flamboyant red and yellow feathers.

Kuşun gösterişli kırmızı ve sarı tüyleri var.

((flamboyant + isim)) (bir şeyi/birini) renkli ve abartılı olarak tanımlama. Çok gösterişli bir giyim tarzı var.

Eş anlamlılar: gösterişli, coşkulu, canlı; Zıt anlamlılar: mütevazı, sade

Fransızca 'alevlenmek' anlamına gelen 'flamboyer' kelimesinden türeyen 'flamboyant'tan gelir ve 'flame' (alev) ile ilgilidir.

Gösterişli bir kuş olan flamingonun bir alevin içinde durduğunu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.