noun

flavouring

çeşni, aroma, tatlandırıcı

Add a little vanilla flavouring to the cake mix.

Kek karışımına biraz vanilya aroması ekleyin.

This yogurt contains only natural flavourings.

Bu yoğurt sadece doğal aromalar içerir.

((bir şey)) yiyecek veya içeceğe belirli bir tat vermek için kullanılan bir madde. This drink has an artificial strawberry flavouring.

Eş anlamlılar: seasoning, essence, additive

'flavour' (tat, lezzet) kelimesine isim yapan '-ing' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur. 'Flavour' kelimesi Eski Fransızca 'flaor' (koku) kelimesinden gelir.

'Flavouring' kelimesini yiyeceğe tat *veren* madde olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.