verb

float

yüzmek, havada süzülmek, ortaya atmak

Wood floats on water.

Ahşap suda yüzer.

A balloon floated across the sky.

Gökyüzünde bir balon süzülüyordu.

She floated the idea of a trip.

Bir gezi fikrini ortaya attı.

((bir şeyin üzerinde)) yüzmek Wood floats on water.

((boyunca/aşağı vb.)) havada veya suda süzülmek A balloon floated across the sky.

((bir şeyi)) (bir fikir) ortaya atmak She floated the idea of a trip.

Eş anlamlılar: sürüklenmek, süzülmek, kaymak; Zıt anlamlılar: batmak, düşmek

Eski İngilizce'de 'yüzmek' anlamına gelen 'flotian' kelimesinden gelir ve 'fleet' (filo) ile ilişkilidir.

Suda 'yüzen' bir tekne düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.