noun

ambiguity

belirsizlik, muğlaklık, iki anlamlılık

There is some ambiguity in the contract.

Sözleşmede bazı belirsizlikler var.

He spoke with deliberate ambiguity.

Kasten muğlak bir şekilde konuştu.

((in sth.)) (-deki) belirsizlik Yasada belirsizlik var.

Eş anlamlılar: vagueness, uncertainty, obscurity; Zıt anlamlılar: clarity, certainty

Latince 'ambiguus' (şüpheli, kararsız) kelimesinden gelir. 'ambi-' (her ikisi) öneki 'iki yöne gitmeyi' ifade eder.

'Her ikisi' anlamına gelen 'ambi-' önekine odaklanın. Belirsizlik içeren bir ifade 'her iki' şekilde de anlaşılabilir, bu da onu belirsiz kılar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.