fond
Çeviri
düşkün, seven, hoşlanan
Örnekler
I am very fond of my little sister.
Küçük kız kardeşime çok düşkünüm.
She has fond memories of her time in Paris.
Paris'teki zamanlarına dair hoş anıları var.
He gave his daughter a fond smile.
Kızına sevgi dolu bir gülümseme verdi.
Dilbilgisi Kalıpları
be fond of ((sb./sth.)) (birine/bir şeye) düşkün olmak I am fond of reading books.
a fond ((isim)) sevgi dolu bir (isim) She gave me a fond look.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: affectionate, loving; Zıt anlamlılar: indifferent, averse
Etimoloji
Orta İngilizce'deki 'fonned' (aptal) kelimesinden gelir. Anlamı 'deli gibi aşık'tan 'sevgi dolu'ya dönüşmüştür.
Hafıza İpuçları
Düşkün olduğunuz (fond of) insanlarla bir peynir FONDÜSÜ (fondue) partisi hayal edin. Sıcak, sevgi dolu bir buluşma.