noun

fracture

kırık, çatlak, kırılma

He suffered a fracture in his arm.

Kolunda bir kırık oluştu.

There was a fracture in the rock.

Kayada bir çatlak vardı.

((in sth.)) (...da) kırık/çatlak He has a fracture in his leg.

Eş anlamlılar: kırık, çatlak, yarık; Zıt anlamlılar: onarım, birleşme

Latince 'frangere' (kırmak) fiilinden gelen 'fractura' (kırılma) kelimesinden türemiştir.

Bir şeyin 'fracture' (kırık) olduğunda 'fragment'lere (parçalara) ayrıldığını düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.