frantic
Çeviri
çılgın, hummalı, telaşlı
Örnekler
There was a frantic search for the missing child.
Kayıp çocuk için hummalı bir arama vardı.
He was frantic with worry.
Endişeden çılgına dönmüştü.
Dilbilgisi Kalıpları
a frantic ((noun)) hummalı bir ... a frantic search for survivors
to be frantic with ((sth.)) ... ile çılgına dönmek She was frantic with grief.
Benzer Kelimeler
Synonyms: panicked, frenzied, distraught; Antonyms: calm, composed
Etimoloji
Eski Fransızca 'frenetique' kelimesinden, Latince 'phreneticus' (sayıklayan) kelimesinden, o da Yunanca 'phren' (akıl) kelimesinden gelir.
Hafıza İpuçları
Bir konserde heyecandan çılgına dönmüş 'çılgın bir fan' (frantic fan) hayal edin. Sesleri benzer.