noun

fugitive

kaçak, firari

The police are searching for the fugitive.

Polis kaçağı arıyor.

He was a fugitive from justice.

Adaletten kaçan bir firariydi.

bir kaçak kaçmış bir kişi The police captured the fugitive.

((bir şeyden)) kaçak (bir şeyden) kaçmış bir kişi He is a fugitive from the law.

Eş anlamlılar: escapee, runaway, deserter

Latince 'fugitivus' kelimesinden, o da 'fugere' (kaçmak) fiilinden gelir.

Kulağa 'flee-get-ive' gibi geliyor. Kaçıp (flee) kurtulması (get away) gereken biri.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.