noun

gap

boşluk, aralık, fark, açık

There is a gap in the fence.

Çitte bir boşluk var.

Mind the gap between the train and the platform.

Trenle platform arasındaki boşluğa dikkat edin.

She took a gap year before university.

Üniversiteden önce bir yıl ara verdi.

There is a huge gap in their ages.

Yaşları arasında büyük bir fark var.

((bir şeyde)) bir boşluk (bir şeydeki) bir açıklık veya kırılma There is a gap in the fence.

((A)) ile ((B)) arasında bir boşluk iki şeyi ayıran bir alan veya fark Mind the gap between the train and the platform.

yaş farkı insanlar arasındaki yaş farkı There is a huge gap in their ages.

Synonyms: space, opening, breach, interval, difference

Eski Nors dilinde 'uçurum, boş alan' anlamına gelen 'gap' kelimesinden gelir.

Dişlerinizdeki 'boşluğu' veya bir sohbetteki 'arayı' düşünün. Fiziksel, zamansal veya kavramsal bir boş alanı ifade eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.