garnish
Çeviri
süslemek, garnitürlemek, haczetmek
Örnekler
Garnish the soup with fresh parsley.
Çorbayı taze maydanozla süsleyin.
They garnished his wages to pay the debt.
Borcu ödemesi için maaşına haciz koydular.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeyi)) ((bir şeyle)) (bir şeyi) (bir şeyle) süslemek. Çorbayı maydanozla süsleyin. Garnish the soup with parsley.
Benzer Kelimeler
decorate, adorn, embellish
Etimoloji
Eski Fransızca `garnir` 'sağlamak, donatmak' kelimesinden gelir. 'Yemeği süslemek' anlamı sonradan gelişmiştir.
Hafıza İpuçları
Yemeği süslemek için bahçeden (`garden`) otlar kullanın.