verb

glaze

sırlamak, cilalamak, donuklaşmak

She glazed the pottery before firing it.

Pişirmeden önce çömleği sırladı.

You should glaze the doughnuts while they are still warm.

Donutları henüz sıcakken sırlamalısın.

His eyes glazed over with boredom.

Gözleri sıkıntıdan donuklaştı.

((bir şeyi)) 〈bir şey ile〉 sırlamak She glazed the pottery before firing it.

((donuklaşmak)) (gözler için) donuklaşmak His eyes glazed over with boredom.

Eş anlamlılar: kaplamak, cilalamak, verniklemek

Eski İngilizce 'glæs' (cam) kelimesinden gelir. Bir şeyi sırlamak, onu cam gibi göstermektir.

Bir donuta veya çömleğe parlak bir 'sır' vermek için üzerine sıvı 'cam' döktüğünüzü hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.