adjective

gleaming

parlayan, pırıl pırıl, ışıl ışıl

Her gleaming white teeth were perfect.

Onun parlayan beyaz dişleri mükemmeldi.

He looked at the gleaming new car.

Pırıl pırıl yeni arabaya baktı.

gleaming ((noun)) parlayan ~ parlayan bir yüzey

Synonyms: shining, sparkling, glistening; Antonyms: dull, matte

Eski İngilizce'deki 'glǣm' (parlaklık, ihtişam) kelimesinden gelir. 'to gleam' (parlamak) fiilinin sıfat-fiil halidir.

Bir ışık 'pırıltısı' (gleam) hayal edin. 'Gleaming', bu ışığı yayan bir şeyi, örneğin cilalı bir arabayı tanımlayan sıfattır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.