grieve
Çeviri
yas tutmak, kederlenmek, üzülmek
Örnekler
She is still grieving for her son.
Hâlâ oğlu için yas tutuyor.
It grieves me to see you so unhappy.
Seni bu kadar mutsuz görmek beni üzüyor.
Dilbilgisi Kalıpları
((için)) (biri/bir şey) için yas tutmak. Hâlâ oğlu için yas tutuyor.
((birini üzmek)) (birini) (bir şeyin) üzmesi. Seni bu kadar mutsuz görmek beni üzüyor.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: mourn, lament, sorrow; Zıt anlamlılar: rejoice, celebrate
Etimoloji
Eski Fransızca 'grever' (yük olmak) kelimesinden, o da Latince 'gravare' (ağırlaştırmak), 'gravis' (ağır) kelimelerinden gelir.
Hafıza İpuçları
Sizi 'yas tutmaya' (grieve) iten ağır bir 'keder' (grief) düşünün. Sesi, kayıpla ilişkilendirilen bir yer olan 'mezar' (grave) kelimesine benzer.