adjective

groaning

inleyen, dolu taşan, gıcırdayan

The table was groaning with food.

Masa yemekle dolup taşıyordu.

groaning with ((sth.)) (bir şey) ile dolu taşan Masa yemekle dolup taşıyordu.

Synonyms: laden, overloaded, packed

'to groan' fiilinin şimdiki zaman ortacından (present participle) gelir.

O kadar çok yemekle dolu bir masa hayal edin ki, ağırlığı altında mecazi olarak 'inliyor'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.