ground
Çeviri
yer, zemin, toprak, sebep
Örnekler
He sat on the cold ground.
Soğuk zemine oturdu.
The house has large grounds.
Evin geniş bir arazisi var.
She had good grounds for suspicion.
Şüphelenmek için iyi nedenleri vardı.
Dilbilgisi Kalıpları
((noun)) yeryüzünün katı yüzeyi Soğuk zemine oturdu.
((noun)) [çoğul] söylediğiniz veya yaptığınız şeyin bir nedeni Şüphelenmek için iyi nedenleri vardı.
((noun)) [çoğul] büyük bir binanın etrafındaki arazi Evin geniş bir arazisi var.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Eski İngilizce'de 'dip, temel, yeryüzü' anlamına gelen 'grund' kelimesinden gelir.
Hafıza İpuçları
En temel anlamı ayaklarınızın altındaki 'yer'dir. 'Sebep' gibi diğer anlamlar, bu 'temel' veya 'dayanak' fikri üzerine kurulmuştur.