noun

handful

avuç dolusu, az sayıda, zorlu kişi

She picked up a handful of sand.

Bir avuç kum aldı.

Only a handful of people came.

Sadece bir avuç insan geldi.

Her son can be a real handful.

Oğlu gerçekten başa çıkması zor biri olabiliyor.

bir avuç ((sth.)) az miktarda (bir şey) Bir avuç fındık yedi.

başa çıkması zor olmak yönetmesi zor olmak Küçük çocuk gerçekten başa çıkması zor.

Synonyms: birkaçı, az miktar; (zor kişi) baş belası, dert

'hand' (el) + 'dolduran miktar' anlamına gelen '-ful' ekinden.

Kelimenin anlamı 'bir elin tutabileceği kadar' ile başlar, sonra az sayıya ve son olarak 'başa çıkılması zor' bir kişiye kadar uzanır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.