adjective

hefty

ağır, iri, yüklü

He gave the door a hefty push.

Kapıya güçlü bir şekilde yüklendi.

She has a hefty bank account.

Yüklü bir banka hesabı var.

That's a hefty book.

Bu ağır bir kitap.

a hefty ((isim)) yüklü/ağır bir ... Hız yaptığı için yüklü bir para cezası aldı.

Eş anlamlılar: heavy, large, substantial; Zıt anlamlılar: light, small, meagre

Ağırlık, önem anlamına gelen 'heft' isminden gelir ve bu da 'zorla kaldırmak' anlamına gelen 'heave' fiiliyle ilgilidir.

O kadar 'ağır' (hefty) olduğu için kaldırmak için 'zorlanmanız' (heave) gereken bir şey düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.