adjective

helpless

çaresiz, aciz, savunmasız

The kitten was small and helpless.

Kedi yavrusu küçük ve çaresizdi.

I feel helpless to change the situation.

Durumu değiştirmek için kendimi çaresiz hissediyorum.

((bir şeyi)) yapmaktan aciz olmak belirli bir durumda yardım etmek için hiçbir şey yapamamak Durumu değiştirmek için kendimi çaresiz hissediyorum.

Synonyms: powerless, vulnerable; Antonyms: powerful, capable

'help' (yardım) + '-less' (yoksun) sonekinden. Kelimenin tam anlamıyla 'yardımsız'.

Kendine 'yardım etme' ('help') yeteneği 'daha az' ('less') olan birini hayal edin. O kişi çaresizdir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.