noun

honours

şeref, üstün başarı derecesi, nişanlar, hürmet

He received military honours for his bravery.

Cesareti için askeri şeref madalyası aldı.

She graduated with first-class honours.

Birinci sınıf onur derecesiyle mezun oldu.

The Queen's Birthday Honours list was published today.

Kraliçe'nin Doğum Günü Şeref Listesi bugün yayınlandı.

((askeri/sivil)) şeref madalyası almak hizmet için özel bir ödül verilmek Cesareti için askeri şeref madalyası aldı.

((onur derecesiyle)) mezun olmak üniversiteyi yüksek bir notla bitirmek Birinci sınıf onur derecesiyle mezun oldu.

Eş anlamlılar: ödüller, övgüler, nişanlar, prestij

Latince 'honor' kelimesinden gelen 'honour' kelimesinin çoğul hali. Çoğul hali, özel ayrımlar veya ödüller anlamına gelmeye başlamıştır.

Bir törende madalyalar veya dereceler gibi birden fazla 'onur' verildiğini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.