noun

hurdle

engel, mania

He cleared the final hurdle and won the race.

Son engeli aştı ve yarışı kazandı.

Finding a job was the first hurdle to overcome.

İş bulmak, aşılması gereken ilk engeldi.

bir engeli aşmak to overcome a hurdle Finding a job was the first hurdle to overcome.

((bir şeye)) engel a hurdle to ((sth.)) Lack of funding is a major hurdle to the project's success.

Eş anlamlılar: obstacle, barrier, impediment

Eski İngilizce'de geçici, taşınabilir çit anlamına gelen 'hyrdel' kelimesinden gelir.

Bir yarışta fiziksel bir engelin üzerinden atlayan bir atleti hayal edin. Bu görüntü aynı zamanda bir sorunun üstesinden gelmeyi de temsil eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.