adjective

immaculate

lekesiz, kusursuz, tertemiz

His white shirt was immaculate.

Beyaz gömleği lekesizdi.

She gave an immaculate performance.

Kusursuz bir performans sergiledi.

((isim)) lekesiz, kusursuz Oda lekesiz bir durumda tutuluyordu.

Eş anlamlılar: kusursuz, tertemiz, mükemmel; Zıt anlamlılar: kirli, kusurlu

Latince 'in-' (olumsuzluk eki) + 'maculatus' (lekeli) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'lekesiz'dir.

'im- (değil) + maculate (leke)' olarak düşünün, yani 'lekesi olmayan', 'kusursuz'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.