adjective

impulsive

dürtüsel, fevri, düşüncesiz

He has an impulsive personality.

Dürtüsel bir kişiliği var.

It was an impulsive decision to quit his job.

İşini bırakmak dürtüsel bir karardı.

((bir)) dürtüsel ((isim)) dürtüsel (isim) Dürtüsel bir kişi genellikle düşünmeden hareket eder.

Eş anlamlılar: spontaneous, rash, impetuous, hasty; Zıt anlamlılar: cautious, considered, planned, premeditated

'impulse' (dürtü) + sıfat yapan '-ive' eki. 'Dürtüyle hareket etme eğiliminde olan' anlamına gelir.

'Impulsive' (dürtüsel) bir kişi, 'impulse'lar (dürtüler) ile doludur. '-ive' eki genellikle '... özelliğine sahip' anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.