adjective

infamous

adı çıkmış, kötü şöhretli, rezil

He is an infamous criminal.

O, adı çıkmış bir suçlu.

The city is infamous for its traffic problems.

Şehir, trafik sorunlarıyla adı çıkmıştır.

((infamous)) + isim kötü nitelikleriyle tanınan bir kişiyi veya şeyi tanımlar The infamous pirate sailed the seas.

((infamous)) ((for sth.)) birinin veya bir şeyin neyle tanındığını açıklar He was infamous for his cruelty.

Eş anlamlılar: kötü şöhretli, adı çıkmış; Zıt anlamlılar: ünlü, meşhur, tanınmış

Latince 'in-' (olumsuzluk) + 'fama' (ün, şöhret). Yani, kötü bir şekilde 'ünlü olmayan', kötü bir üne sahip olan.

Dikkat! 'Infamous' sadece 'çok ünlü' değil, 'kötü bir şeyle ünlü' anlamına gelir. 'in-famous' = 'başı dertte ünlü' gibi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.