verb

inhabit

yaşamak, ikamet etmek

These remote islands are inhabited by birds.

Bu ücra adalarda kuşlar yaşar.

He inhabits a world of his own.

Kendi dünyasında yaşıyor.

((bir yerde)) yaşamak, ikamet etmek Several different tribes inhabit this area.

Eş anlamlılar: live in, occupy, reside in

Latince 'in-' (içinde) + 'habitare' (oturmak, ikamet etmek) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'içinde oturmak'tır.

Anlamını hatırlamak için 'bir habitatın içinde' olduğunuzu düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.