inhibit
Çeviri
engellemek, kısıtlamak, önlemek
Örnekler
Fear can inhibit people from acting.
Korku, insanları hareket etmekten alıkoyabilir.
This drug will inhibit the growth of tumours.
Bu ilaç tümörlerin büyümesini engelleyecektir.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeyi)) engellemek Bu ilaç tümörlerin büyümesini engelleyecektir.
((birini)) ((bir şey yapmaktan)) alıkoymak Korku, insanları hareket etmekten alıkoyabilir.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Latince 'içinde tutmak' anlamına gelen 'inhibere' kelimesinden gelir; 'in-' (içinde) + 'habere' (sahip olmak, tutmak).
Hafıza İpuçları
'in-hibit' kelimesini 'içeride tutmak' olarak düşünün. Bir alışkanlığı askıya almak gibi.