adjective

intolerant

hoşgörüsüz, tahammülsüz, dayanıksız

He is intolerant of other people's opinions.

Başkalarının fikirlerine karşı hoşgörüsüzdür.

She is lactose intolerant.

Laktoz intoleransı var.

intolerant ((of sth./sb.)) (-e karşı) hoşgörüsüz olmak He is intolerant of other people's opinions.

((laktoz/gluten vb.)) intoleransı olmak belirli yiyecekleri yiyememek She is lactose intolerant.

Eş anlamlılar: bigoted (bağnaz), prejudiced (önyargılı); Zıt anlamlılar: tolerant (hoşgörülü), open-minded (açık fikirli)

'in-' (olumsuzluk) öneki ve 'tolerant' (hoşgörülü) kelimesinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'hoşgörmeyen' veya 'dayanamayan'dır.

'in-tolerant' = 'hoşgörülü olmayan' diye düşünün. Bu, farklı fikirlere veya belirli yiyeceklere (örneğin laktoz intoleransı) tahammül edememe durumunda kullanılabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.